GİTMEK...

2014-04-18 10:33:00
 
Varsayalım sen gittin bende gittim ?
Ne olacak ?
Ayrılık mı ?
Kaçış mı ?
İsyan mı ?
Peki birbirimize verdiğimiz sözler ne olacak ?
Hani süsleyip süsleyip birbirimize sattığımız o sözler.
Sen başka ruhlarda ve bedenlerde olacaksında ben olmayacakmıyım ?
Kaç bedende unutacaksın beni ?
Kaç bedende unutacağım seni ?

Hiç için sızlamayacakmı radyoda bizim şarkımızı duyduğun zaman ?
Hiç içim sızlamayacakmı sensiz uyuduğum yatağımızda ?
Seviyormuydun gerçekden beni ?
Aşıkmıydım gerçekden sana ?
 
 
Hayat ne kadar hızlı değilmi sevgilim, unutulmuşum unutulmuşsun....
 
Gitmek kimi zaman kalmakdan daha mantıklıdır. Kalıp suratımıza maskeler takıp çok sevsekde, acılar çekip kıvranmamızdan daha iyidir. O gitme anları geldiğinde herşey tersine dönüp, o çok sevdiğiniz aşkınız, canınız bir anda dünyadaki en nefret ettiğiniz kişi oluverecekdir. Bunca zamandır geçirdiğiniz güzel günler aslında hiç yaşanmamışdır artık. En yakın arkadaşlarınıza kötüleme kampanyası açıp, sürekli kendinizi haklı çıkaracak açıklamalarda bulunursunuz. Düşmanınız sizin safınızdan bir arkadaşınızla görüşmeye devam ediyorsa ''ya o ya ben'' tavrınızı pat diye ortaya çıkarıverirsiniz, isteksizce. İsteksizce çünkü bu sizin için bir avantajdır aslında. Düşmanınızın hamlelerini, düşüncelerini ve ne kadar acı çektiği öğrenme şansınız olacakdır. 
 
 Ama en yakın arkadaşınız size bilgi yerine yalan yalnış şeyler vericekdir, çünkü arkadaşınız aslında yavşağın önde gidenidir. Siz sevgilinizle birlikde olduğunuz sürece onunla görüşmemiş, aramamışsınızdır. Bu yüzden yavşak arkadaşınız kendinde bu hakkı bulacak ve sizin ağzınıza sıçacakdır kendince. Bunların dışında arkadaşınız, sizin acı çekmenizden memnundur, çünkü kendiside yalnızdır, acılarına yandaşlar aramakdadır. 
 
 Arkadaşınız etkeni dışında, sevgilinizi sosyal plartformlardan sildiğiniz için bir haber kaldığınızdan, sessiz sedasız sahte profiller açıp onu takip etme gayesinde olacaksınız. En sevdiği hırkayı zorla elinden aldığınızı unutup o hırkayla yatıp kalkacaksınız. Kimi geceler o hırkayı onun üzerinde hayal edip sevişeceksiniz kendinizle. O hırka o kadar değerli olacakki aranızdaki tek bağ olarak kalacak bir hazineye dönüşecekdir. Sevgiliniz fotoğraf çektimeyi sevmediği için elinizde, öyle yada böyle kalan fotoğraflara sığınıp, aşkı içinizde yaşayacak, dışarıya aslan kesileceksiniz. Yer yer küfürler edeceksiniz. En zor anlarınızdan ondan telefon bekleyip derdinize derman olmasını bekleyeceksiniz, ama avcunuzu yalayacaksınız. 
 
 Bir dönem sonra o çok sevdiğiniz adamın, sizi sevdiği dönemlerdeki cennetlik şefkatini, aşkını unutup dünyanın en duygusuz insanı olarak anacaksınız. Onun ne düşündüğünü ne söylediğini asla bilemiyecek ve bu yüzden daha çok sinirlenip saldıracaksınız, ama bir arpa boyu kadarda yol alamıyacaksınız. Aşkınızı, sevginizi, duygularınızı derinlere gömmek için başka tenler, başka ruhlar, başka aşkalar arıyacaksınız. Ama ilk bulduğunuz kişide aynı düşmanınıza benzeyecek her haliyle ve bir kere daha yıkılacaksınız sessizce. Kaçamayacaksınız bu yazdıklarımdan. Hiç bir ayrılıkda iyi taraf yokdur asla. Her ayrılık dünyaya iki kötü armağan etmiş olacakdır. Kötüler çoğaldıkça acılar azalıcakdır, çünkü artık sizde kötüler arasında yer almış olacaksınız.
 

(KENDİME İTİRAFLARIM)
 
06.03.2012 SALI
01:45
TAKSİM

0
0
0
Yorum Yaz